Liberal Düşünce, Sayı 69-70, Kış-Bahar 2013: Liberalizm ve... Liberalizm ve...

Editör:
Bican Şahin
Kapak Tasarımı:
Muhsin Doğan
İç Tasarım:
Liberte Yayınevi
Stok Kodu:
LD_69-70
Boyut:
24x16
Sayfa Sayısı:
268
25,00 TL
Havale/EFT ile: 24,50 TL
LD_69-70
362211
Liberal Düşünce, Sayı 69-70, Kış-Bahar 2013: Liberalizm ve...
Liberal Düşünce, Sayı 69-70, Kış-Bahar 2013: Liberalizm ve... Liberalizm ve...
Liberal Düşünce Dergisi
25.00

Takdim
 

Değerli Özgürlük Dostları,

Liberal Düşünce'nin Kış ve Bahar 2013 sayıları ile karşınızdayız. İki sayıyı birleştirmiş olmamız nedeniyle de oldukça yoğun bir sayı elinizde. Bu sayımızda başlıca üç ana başlık etrafında yazılarımız toplanmış durumda. Bu ana başlıklar, Liberalizm ve İslâm; Liberaller ve Muhafazakârlar ve Liberalizm ve Demokrasi.

Liberalizm ve İslâm başlığında, ilk olarak, acaba Batı dünyasına hâkim olduğu düşünülen liberalizm epistemolojik ve ahlâkî ilkeleri ve bu ilkeler etrafında şekillenen idealleri hakkında herkesin hemfikir olduğu homojen bir ideoloji midir? Acaba liberalizm, esasen içinde bireylerin hayatlarını diledikleri gibi şekillendirebildikleri genel çerçeveyi sunan siyasî bir doktrin midir, yoksa genel çerçeve sunmakla kalmayıp bireylerin yaşamlarının içini de dolduran ilkeleri/değerleri sunan ahlâkî bir doktrin midir? İkinci olarak, acaba Müslüman dünyada üzerinde herkesin anlaştığı homojen bir İslâm yorumu bulunmakta mıdır? Bununla ilişkili olarak, acaba İslâm bireylere hayatlarını anlamlandırmalarına imkân sunan ahlâkî bir doktrin/din olmasının yanı sıra diğer bireylerle dünyevî ilişkilerini nasıl düzenleyeceğini de bildiren siyasî bir doktrin midir? soruları üzerine yoğunlaşılmaktadır.

İkinci konu başlığımız olan “Liberaller ve Muhafazakârlar”ın altında liberalizm ve muhafazakârlık arasındaki teorik paralellik ve gerilimlerin yanı sıra bu iki ideolojiyi benimseyen çevrelerin Türkiye'deki ilişkilerinin doğasına eğilen çalışmalara yer veriyoruz. 

Dergimizin üçüncü alt dosyası liberalizm ve demokrasi arasındaki ilişkiye ayrılmış durumda. İzi Rousseau'ya kadar geri götürülebilecek cumhuriyetçi/radikal demokratik gelenek, demokrasinin sınırlandırılmaması gerektiğinde ısrarcıdır. Onlara göre, liberalizmin kamusal alan ve özel alan ayrımı yapıp, siyaseti ve dolayısıyla demokratik karar alma mekanizmalarını kamusal alanla sınırlaması keyfidir. Onlara göre, özel alan da iktidar ilişkilerinin var olduğu bir alan olup siyasaldır. Bu nedenle liberalizmin özel alan olarak görüp siyasetin dışında bıraktığı alanlar da demokratik karar alma mekanizmalarına tâbi kılınmalıdır.

Son olarak, bu üç dosya başlığına tam olarak oturmayan ama genel olarak liberalizm tartışması ekseninde dönen, Ahmet Taner'in “Çağdaş Liberalizmde Yeni Yol Ayrımı: Anarko Kapitalist Liberalizme Karşı Minimal Devletçi Liberalizm” başlıklı makalesini ve Bedri Gencer'in “Liberalizmin Kalbine Yolculuk” başlıklı eleştirel çalışmasını sizin ilginize sunuyoruz. 

 

Keyifli okumalar dileğiyle.

Dr. Bican Şahin

Editör

Takdim
 

Değerli Özgürlük Dostları,

Liberal Düşünce'nin Kış ve Bahar 2013 sayıları ile karşınızdayız. İki sayıyı birleştirmiş olmamız nedeniyle de oldukça yoğun bir sayı elinizde. Bu sayımızda başlıca üç ana başlık etrafında yazılarımız toplanmış durumda. Bu ana başlıklar, Liberalizm ve İslâm; Liberaller ve Muhafazakârlar ve Liberalizm ve Demokrasi.

Liberalizm ve İslâm başlığında, ilk olarak, acaba Batı dünyasına hâkim olduğu düşünülen liberalizm epistemolojik ve ahlâkî ilkeleri ve bu ilkeler etrafında şekillenen idealleri hakkında herkesin hemfikir olduğu homojen bir ideoloji midir? Acaba liberalizm, esasen içinde bireylerin hayatlarını diledikleri gibi şekillendirebildikleri genel çerçeveyi sunan siyasî bir doktrin midir, yoksa genel çerçeve sunmakla kalmayıp bireylerin yaşamlarının içini de dolduran ilkeleri/değerleri sunan ahlâkî bir doktrin midir? İkinci olarak, acaba Müslüman dünyada üzerinde herkesin anlaştığı homojen bir İslâm yorumu bulunmakta mıdır? Bununla ilişkili olarak, acaba İslâm bireylere hayatlarını anlamlandırmalarına imkân sunan ahlâkî bir doktrin/din olmasının yanı sıra diğer bireylerle dünyevî ilişkilerini nasıl düzenleyeceğini de bildiren siyasî bir doktrin midir? soruları üzerine yoğunlaşılmaktadır.

İkinci konu başlığımız olan “Liberaller ve Muhafazakârlar”ın altında liberalizm ve muhafazakârlık arasındaki teorik paralellik ve gerilimlerin yanı sıra bu iki ideolojiyi benimseyen çevrelerin Türkiye'deki ilişkilerinin doğasına eğilen çalışmalara yer veriyoruz. 

Dergimizin üçüncü alt dosyası liberalizm ve demokrasi arasındaki ilişkiye ayrılmış durumda. İzi Rousseau'ya kadar geri götürülebilecek cumhuriyetçi/radikal demokratik gelenek, demokrasinin sınırlandırılmaması gerektiğinde ısrarcıdır. Onlara göre, liberalizmin kamusal alan ve özel alan ayrımı yapıp, siyaseti ve dolayısıyla demokratik karar alma mekanizmalarını kamusal alanla sınırlaması keyfidir. Onlara göre, özel alan da iktidar ilişkilerinin var olduğu bir alan olup siyasaldır. Bu nedenle liberalizmin özel alan olarak görüp siyasetin dışında bıraktığı alanlar da demokratik karar alma mekanizmalarına tâbi kılınmalıdır.

Son olarak, bu üç dosya başlığına tam olarak oturmayan ama genel olarak liberalizm tartışması ekseninde dönen, Ahmet Taner'in “Çağdaş Liberalizmde Yeni Yol Ayrımı: Anarko Kapitalist Liberalizme Karşı Minimal Devletçi Liberalizm” başlıklı makalesini ve Bedri Gencer'in “Liberalizmin Kalbine Yolculuk” başlıklı eleştirel çalışmasını sizin ilginize sunuyoruz. 

 

Keyifli okumalar dileğiyle.

Dr. Bican Şahin

Editör

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat