Fransız Devriminde Bir Başrol Oyuncusu Sieyes

Kapak Tasarımı:
Oğuz Çetin
İç Tasarım:
Asuman Köse
Stok Kodu:
975-6877-54-5
Boyut:
20x14
Sayfa Sayısı:
134
Baskı:
1
%50 indirimli
2,00TL
1,00TL
Havale/EFT ile: 0,98TL
975-6877-54-5
362199
Sieyes
Sieyes Fransız Devriminde Bir Başrol Oyuncusu
Liberte Yayınları
1.00
Sieyes, ayrıcalıkların, ayrıcalıklı sınıfların olmadığı, hukuk önünde eşitliğin sağlandığı, siyasal iktidarın, bireylerin sahip oldukları doğal haklarla sınırlı olduğu ve ulusun egemen kılındığı bir sosyal, siyasal yapının özlemi içindedir. Bu özlemin yakıcılığıyla 1789 Fransız Devrimi esnasında sosyal ve siyasî yapının tümden değişmesi için bütün varlığıyla mücadele eden Sieyes, Madam de Stael'e göre “devrimin ta kendisi”dir. Prelot'nun “liberal devletin gerçek kurucusu”, Tochard'ın “1789'u temsil eden kişi” dediği Sieyes'in düşünceleri, 26 Ağustos 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'nde büyük ölçüde yer almıştır. Onun ana davası, ulusun kendisi olan üçüncü sınıfın, içinde bulunduğu baskı ve ezilmişlikten kurtarılıp her alanda özgür ve hakim kılınması; sınıfların ortadan kaldırılarak, ulusun gerçek temsilcilerine dayayan “Ulusal Meclis”in kurulmasıdır.
 
 
Prelot'nun şu sözleri onun Fransız Devrimi'nin gerçekleşmesinde oynadığı etkili rolü çok iyi anlatmaktadır:
 
 


“Sieyes olmasaydı ne Devrim, ne Konsül yönetimi, ne İmparatorluk olurdu demiyoruz, ancak Sieyes olmasaydı her şey, şüphesiz, çok farklı olurdu…”
Sieyes, ayrıcalıkların, ayrıcalıklı sınıfların olmadığı, hukuk önünde eşitliğin sağlandığı, siyasal iktidarın, bireylerin sahip oldukları doğal haklarla sınırlı olduğu ve ulusun egemen kılındığı bir sosyal, siyasal yapının özlemi içindedir. Bu özlemin yakıcılığıyla 1789 Fransız Devrimi esnasında sosyal ve siyasî yapının tümden değişmesi için bütün varlığıyla mücadele eden Sieyes, Madam de Stael'e göre “devrimin ta kendisi”dir. Prelot'nun “liberal devletin gerçek kurucusu”, Tochard'ın “1789'u temsil eden kişi” dediği Sieyes'in düşünceleri, 26 Ağustos 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'nde büyük ölçüde yer almıştır. Onun ana davası, ulusun kendisi olan üçüncü sınıfın, içinde bulunduğu baskı ve ezilmişlikten kurtarılıp her alanda özgür ve hakim kılınması; sınıfların ortadan kaldırılarak, ulusun gerçek temsilcilerine dayayan “Ulusal Meclis”in kurulmasıdır.
 
 
Prelot'nun şu sözleri onun Fransız Devrimi'nin gerçekleşmesinde oynadığı etkili rolü çok iyi anlatmaktadır:
 
 


“Sieyes olmasaydı ne Devrim, ne Konsül yönetimi, ne İmparatorluk olurdu demiyoruz, ancak Sieyes olmasaydı her şey, şüphesiz, çok farklı olurdu…”
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat